AB ile ilişkiler donacakmış! Donarsa donsun…

AB ile ilişkiler donacakmış! Donarsa donsun…

Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye’nin AB ile sürdürdüğü üyelik müzakerelerinin geçici bir süreliğine dondurulması yönündeki tavsiye kararının, hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor.
AP’nin üyelik müzakerelerini sonlandırma veya dondurma yetkisi yok ancak alınan karar, AB Konseyi ve üye ülke yönetimlerine siyasi mesaj niteliği de taşıyor. ABD ile durumumuz neyse, Avrupa Birliği ile de o.
Geriye doğru dönüp bir baktığımda, müzakere öncesi ve sonrası ülkemize hep aynı aşağılayıcı tavırla bakıldı.
AB’de Hristiyan ülkelere aynı yıl müzakere başlatıp, aynı yılın sonunda AB üyesi yaptı.
Bize gelince siz şöylesiniz, siz böylesiniz.
Bu da yetmedi; son yıllarda terör örgütlerini eğittiler, bizzat teröristlerle saf tuttular.
AP’nin bu kararı beni üzdü mü derseniz? Üzmeliydi, ama nedense hiç üzmedi.
Sebebi ise, artık, kalbim, gönlüm yeter dedi. Eğer AB bize ambargo uygulayacaksa, biz o diyeti de öderiz.
Ömer Seyfettin’in Diyet öyküsünü hatırlamayan varsa bir kere daha okumasını tavsiye ederim. Öyküden bir bölüm…
“Kolunun diyetini benim verdiğimi unutuyorsun galiba, dedi, ben olmasam şimdi çolak kalacaktın… Koca Ali, yine cevap vermedi. Acı acı gülümsedi. Kızardı. Sonra birden sarardı. Hızla döndü. Bilediği satırların en büyüğünü kaptı. Sıvalı kolunu, yüksek kıyma kütüğünün üstüne koydu. Kaldırdı, ağır satırı öyle bir indirdi ki… (…)”
(Ömer Seyfettin 2007b: 272-273) 

“AB’ye girmeliyiz” in hep destekçisi oldum. Ama, dostuz, müttefikiz diyenler hayal kırıklığı yaşattı.
Biz dost oldukça onlar sadece müttefik oldular.
AB’de ne kadar Türk düşmanı, terörist varsa hepsi vatandaş zırhı altına alındı.
AB’nde her türlü haktan yararlanmanın ön şartı, Türk düşmanı olup, Türk devletine ihanet etmek.
Bunları yapınca en prestijli adam sensin. İşte bu yüzden AB’ye girmek beni heyecanlandırmıyor.
Çünkü bakınız, Türkiye ile Avrupa Birliği’nin ilişkileri 31 Temmuz 1959’da Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu’na yaptığı ortaklık başvurusu ile başladı.
AET Bakanlar Konseyi’nin başvuruyu kabul etmesi sonrasında 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Anlaşması imzalandı. Ankara Anlaşması ortaklık yaratan bir anlaşmadır. Bunu 1970 yılında imzalanan Karma Protokol izlemiştir.
Türkiye’nin, sonradan topluluk üyesi olan birçok ülkeden daha önce topluluk ile ilişkilerini başlatmış olduğunun en önemli iki belgesidir bu belgeler.
O tarihlerden sonra, Türkiye, 17 Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgesi sonrasında, tam üyelik müzakerelerine başlamıştır.
Bugünlerde moda olan bir başka ülkeye kapağı atma arayışı, AP’nin bu kararından sonra daha da hız kazanacaktır.
Bu ülkeyi sevmeyenler, bu ülke için ölümü göze almayanlar; zaten bir an önce kapağı bir yerlere atmanızda fayda var.
Bizi sorarsanız, biz Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya hocamızın dediği gibi:
“Ay yıldızın dibinde doğduk, onun dibinde öleceğiz.”

Sayı: 1073 – Tarih: 29.11.2016

About Ahmet ÖZENALP

1953 doğumluyum. Yüksek öğrenimini Bursa’da tamamladım. 1984 yılında Gümrük Müşaviri oldum. Mesleğimi halen Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri olarak sürdürmekteyim.1998 Yılında Bugümder’in Kurucu Başkanı oldum.Bu görevimi aralıksız 10 yıl sürdürdüm....

Check Also

Beklenen tebliğ yayımlandı

Yurt dışında bulunan veya yabancı bayrak çeken teknelerin türk bayrağına geçişine ilişkin tebliğ (tebliğ no: …

Watch Dragon ball super